"Enter"a basıp içeriğe geçin

Lili Elbe (Danimarkalı Kız)

Last updated on Mayıs 7, 2021

Danimarkalı kız filmiyle bir çok insanın tanıdığı Lili Elbe karakteri bildiğimiz tarihteki ilk transseksüel birey “Einar Magnus Andreas Wegener” ismiyle 28 Aralık 1882’de Danimarka Vejle’de erkek olarak dünyaya gelmiştir. Danimarkalı Kız (The Danish Girl), başrollerini Eddie Redmayne ve Alicia Vikander’ın oynadığı Tom Hooper‘ın yönettiği ve senaryosu David Ebershoff‘un yazdığı ressam Lili Elbe ve Gerda Wegener’ın hayatından esinlenerek yazdığı aynı adlı kitabından uyarlanan 2015 yapımı İngiliz-Amerikan biyografi filmidir.

Lili Elbe tarihte bilinen ilk cinsiyet değiştirme ameliyatını olan kişidir. Film, onun yaşadığı süreci anlatmaktadır. Genç ressamlar Einar ve Gerda Wegener ile ilk tanıştığımızda, sadece profesyonel başarı düzeyleri arasındaki eşitsizlikle gölgelenen mutlu, şefkatli bir evlilik yaşıyorlar. Einar, sade İskandinav manzaralarının alkışlanan bir yaratıcısıdır, Gerda ise portreci olarak hiçbir yere varamayan bir ressamdır. Çizdiği resimler satmak için götürdüğünde henüz çizeceği doğru şeyi bulamadığı için etkili resimler ortaya çıkaramadığını belirtirler ve kariyeri pek iyi gitmemektedir. Gerda, kocasını çorap ve bale ayakkabılarıyla sanatçılar balosuna gitmeye ikna eder. Bu sırada bir arkadaşları odaya girer ve Einar’ı o şekilde görünce ona ‘Lili’ diyerek hitap eder. O gece çoğu erkeğin gözü Lili’nin üzerindedir. Bir erkekle yakınlaşır ve öpüşürler. Einar, gözle görülür bir şekilde kendini ifşa etme heyecanı yaşar. Gerda bunu görmüştür.

Lili Elbe
Lili Elbe Danimarkalı Kız

Ertesi gün Einar olanlardan Lili’yi soyutlayarak bahseder. İlk başlarda farklılığını bastırmaya çalışsa da bu pek mümkün olmayacaktır. Gerda bu oyunu bitirmesini ister, Einar deneyeceğini söyler. Fakat o gün elbisesini aldığı yere gider, soyunur ve kadın vücuduna sahip haline bakar. Onu mutlu eden bu görüntüdür. Gerda eve geldiğinde Einar’ı kadın kıyafetleriyle bulur. Konuşmaya başladıklarında Einar çocukluk arkadaşı Hans’ı öptüğünü ve babasının onları bu şekilde gördükten sonra Hans’ı dövdüğünü söyler. Aslında Einar’ın içindeki kadın çocukluk yaşlarında ortaya çıkmıştır ancak bu zamana kadar kendinin bu yanını baskılamıştır. Ancak yaşadığı Lili deneyiminden sonra bu onun için mümkün değildir. Bütün bunları eşine anlattıktan sonra karnına kramp girer ve hastaneye gider. Einar kendinde tedavi edilecek bir hastalık olmadığını söylese de Gerda’nın ısrarıyla tedaviye başlar. Ancak tedavi başarılı olmamış ve Lili aklından gitmemiştir. Doktor bunu dile getirirken Einar’ı sapkın olarak nitelendirmiştir.

Lili’nin İlk Aşkı

Bu sırada Lili’nin resimleri Paris’te bir müzede sergilenecektir ve birlikte Paris’e giderler. Gerda orada Hans ile görüşür ve Einar ile görüşmesi için bir buluşma ayarlar. Einar buluşmaya gitmediği için Gerda, Hans’ı eve davet eder. Karşılarında Einar değil Lili vardır… Lili, Hans ile çekinmeden konuşur. Hans onun ilk aşkıdır. Evlilik ve çocuklardan bahsederken Lili kendini kötü hissedip odasına gitmiştir. Hans’ın durumu anlaması üzerine Gerda ondan gitmesini ister. Gerda böyle yürümediğini, kocasını geri istediğini ve bu oyunu kesmesini söyler. Ama o buna oyun demesini istemez. Gerda evden uzaklaşır, döndüğünde Einar geri gelmiştir ama duruşu bile Lili’ye benzer. Birbirlerine bağlılıklarını sorgulamaya başlarlar.

Kimliğini Bulma Çabası

Kim olduğunu anlamak için doktora gitmeye başlar. Her gittiği doktor ayrı bir teşhis koymaktadır. Homoseksüellik, kimlik karmaşası hatta şizofreni… Son olarak arkadaşının tavsiye ettiği doktora gitmeye karar verir. Bu doktor kadın kliniğinde çalışmaktadır ve daha önce Einar gibi bir hastası olmuştur. Diğer doktorlardan daha açık görüşlüdür ve Einar kadın olduğunu, kadın gibi hissettiğini söylediğinde haklı olabileceğini belirtmiştir. Ona tam anlamıyla kadın olabileceği bir ameliyattan bahseder. Bu ameliyat daha önce denenmemiştir ve yüksek risk taşımaktadır.

Lili Elbe Olma Yolunda İlk Adım

Cinsiyet değiştirme ameliyatı onu gerçek bir Lili yapacak tek umududur ve ameliyatı kabul eder. Gerda dayanamayıp destek olmak için yanına gitmiştir. İlk ameliyat başarılı geçmiştir. Artık daha rahat ve mutludur. Kendine sadece kadınların çalıştığı bir mağazada iş bulmuştur. İki kadının evli olması yasal olarak mümkün olmadığından evliliklerini bitirmişlerdir. Birçok ameliyat geçiren Lili anne olma arzusuyla başka bir ameliyatı olma kararı alır. Gerda karşı çıkmasına rağmen desteğini esirgememiştir. Hans da onlarla birliktedir. İkinci ameliyat sırasında çok kan kaybetmiştir ve ateşi düşmemiştir. Ameliyat gecesi rüyasında bebek olduğunu ve annesinin onu kucağına alıp ‘Lili’ dediğini görmüştür ve bunu en güzel rüyası olarak tanımlamıştır. Bu cümleleri kurduktan sonra vücudu yumurtalık naklini reddettiği için ölür. Hans ve Gerda, Einar’ın çocukluğunun geçtiği şehre giderler. O sırada Lili’nin aldığı fular uçar. O da Lili gibi özgürdür artık…

Lili Elbe Karakteri Nasıl Biri?

Cinsiyet değiştirmeden önceki ismi; Einar Magnus Andreas Wegener                 Meslek: Ressam
Doğum tarihi: 28 Aralık 1882, Vejle, Danimarka’da
Ölüm: 13 Eylül 1931, Dresden, Almanya

Tarihte biline, ilk cinsiyet değiştirme ameliyatını olan kişidir. Bir erkek olarak dünyaya gelmiş ancak evlendikten bir süre sonra eşinin resimleri için kadın kıyafeti giyerek modellik yapması üzerine içinde bulunan kadını keşfetmiştir. Yaşadığı kimlik bunalımı nedeniyle iş ve özel hayatında birçok zorluklarla karşılaşmış ama buna rağmen Lili Elbe olmaktan asla vazgeçmemiştir. Kimliğini kabullendikten sonra bunun arkasında duran ve her şeye rağmen kendi olma mücadelesini hiç yitirmeden yoluna devam etmiştir.

Sevdiği adama çocuk verebilmek en büyük hayali olan Lili, bunun için birçok ameliyat geçirmiştir. Hatta bu uğurda hayatını feda etmiş ve sonuncu ameliyatında vücudu yumurtalık naklini reddettiği için ölmüştür. Ölmeden önce gözlerini açtığı sırada ilk aşkı olan Hans’ın nasıl hissediyorsun sorusuna “tamamen kendimim” cevabını vermiştir. Bu durumun sonradan değil doğuştan olduğunu belirtmiş ve ‘doğanın hatası’ olarak nitelendirmiştir. Bir çok doktor Einar’ın içindeki kadını tedavi etmek istemişse de başarılı olamamıştır çünkü transseksüellik bir hastalık değildir. Bu süreçte en büyük destekçisi karısı olmuştur.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir