"Enter"a basıp içeriğe geçin

Unorthodox Dizisi : Esther Shapiro

Unorthodox, Deborah Feldman’ın aynı isimli otobiyografik kitabından uyarlanan Netflix’in ataerkil yaşamın nerede olursa olsun, kadınlara ve özgürlüklere nasıl etki ettiğini işleyen mini dizisi. Unorthodox; kelime anlamıyla da alışılmışında dışında demek. Sekiz Emmy adaylığı yakalayan dizi; Shira Haas’ın ultra-Ortodoks Yahudi topluluğundan  Berlin’e kaçan genç bir kadın olan Esther Shapiro’yu canlandırdığı dizide Üstün Kısa Dizi ve En İyi Başrol Oyuncusu da dahil olmak üzere bir çok ödül almıştır.

Esty’nin hikayesi, Deborah Feldman’ın 2012 tarihli Anormal Durum: Hasidik Köklerimin Skandalca Reddedilmesi adlı anı kitabında anlatılan gerçek bir hikayeye dayanıyor Ancak Netflix dizisi sadece Feldman’ın kitabını bir noktaya kadar takip ediyor. Williamsburg’da geçen her şey onun hayatından ilham alırken, Esty’nin Almanya’ya yolculuğu tamamen kurgulanmıştır.Unorthodox- Esty

Williamsburg’da Doğan Bir Özgürlük

Dört bölümlük dizi, Williamsburg, Brooklyn’deki Hasidic Satmar topluluğunda büyüyen genç bir kadın olan Esther “Esty” Shapiro (Shira Haas) karakterini konu alıyor. Yahudiliğin ultra-Ortodoks bir mezhebi olan Satmar grubu, II.Dünya Savaşı’ndan sonra, Holokost’un asimilasyon için ceza olduğuna inanan Holokost’tan sağ kurtulanlar tarafından kurulmuştur. Sonuç olarak, Satmar kuralları katıdır ve toplumdakiler tüm seküler eğitim ve kültürden uzak tutulur. Hiçbir zaman sesini çıkaramadığı bir cemaatin parçası, annesiz ve babasız büyüyen bir Hasidik Yahudi olan Esty’nin hikâyesi işte tam olarak bu. Kadının yerinin “Holokost sonucu ölen Yahudilerin yerini alacak evlatlar doğurmaktan başka bir şey olmadığı bir cemaatte, hayatını nasıl yaşayacağı kutsal metinler tarafından çok önceden belirlenmiş birisinin özgürlük arayışına tanıklık ediyoruz.

Dizide, Zaman ve konum ikiye ayrılıyor ve dizinin anlatısı bir geri bir ileri şeklinde ilerlemeye başlıyor. Flashbacklerle bezenmiş bir dizi haline geliyor böylece Unorthodox. Esther’in evden neden kaçtığını ve topluluğun iç yapısını bir zaman diliminde takip ederken bir diğerinde ise kaçmış olan Esty’nin yaşama tutunma, sesini duyurma ve insanlara güvenme gibi konularını işlerken gerçek dünyada hayatta kalma mücadelesini izliyoruz.

Gerçek Bir Dünyanın Pençesinde Genç Bir Hayalperest

Esty’nin kaçışı şüphesiz kendi ailesinde, kocasının ailesinde ve komünitesinde huzursuzluk yaratıyor. Haham efendi, bu kaçışın başka kadınlara da kötü örnek olacağını savunarak Esty’nin kocası Yakov ve onun kuzeni Moische’ye Esty’i ne olursa olup bulup geri getirmekle görevlendiriyor. Bu nokta aklımızda bir nevi töre kovalamacası gelmiyor da değil. Gizli saklı yollar ardında bir takip çalışması yürüten ikili Esther’i bulmakta da başarılı oluyor. Geçmişe gidişimizde ise hikâye kendisini bize iyice bağlamış oluyor. Esty’in evlilik ve onun için belirlenmiş olanları yaşama yoluna doğru nasıl girdiğini ve bu süreçte neler yaşadığı bizi derinden etkilerken kendimizi şaşmaktan alıkoyamıyoruz.

Dizide yaşanan ara ara geriye dönüşlerde bizlere esas olarak gösterilmek ve hissettirilmek istenen şeyler belli. Çekingen bir koca olan Yakov’un, ailesi tarafından bebek yapamaması üzerine Esty’e kurulan baskı; Esty’nin ve elbette komünitedeki diğer kadınların bir bebek makinesi olarak görülmesini sert biçimde eleştirmiş. Bu aşamaya gelene kalan alınan eğitim de (burada yalnızca evlilik üzerine verilen eğitim(!)den bahsediyorum) tatsız bir cabası adeta. Kadınların saçlarının görünmesine dahi tahammülü olmayan, bu nedenle kadınların saçlarını kazıyan ve onları peruk takmaya yahut örtünmeye bir şekilde zorlayan (bu şekilde eğiten) ataerkil otoritenin varlığını güçlü biçimde ortaya koyuyor Unorthodox.

Gerçek dünyamızda ise başlangıç çizgisini ancak yeni geçmeyi başarabilmiş bir Esty var karşımızda. Çünkü kendisinin gerçek dünyadan haberi bile yok. Berlin’e kaçmasıyla birlikte büyük bir kültür şoku yaşıyor. Öğrendiği her şeyi sorgulamaya ve hatta bunu yaparken ona toplumu tarafından dayatılanları ezmeye başlıyor. Böylesi büyük ve karma bir şehirde müzik öğrencilerinin yanında kendine bir yer edinen Esty, kırılmayan bir tabunun kalmadığı bu dünyada oldukça şaşkın bir durumda kalıyor. Berlin’de yaşayan annesini, eskiden kendisini terk ettiği için hiç affetmeyen ve ondan yardım istemeyi aklında bile geçirmeyen Esty, aynı zamanda evlenene kadar kira karşılığında bir kadından aldığı özel dersler sayesinde piyano eğitimi almış, müziğe yetenekli bir genç kadın.

Bu yeteneğini değerlendirebileceği ortamı, Berlin’de, konservatuarda buluyor. En başta tamamen tesadüfi ve ilgisinden yöneldiğini düşündüğüm konservatuarın daha derinlemesine aydınlanması yine izlediğimiz geçmişe dönük sahnelerle oluyor. Karşısında bu alanda çıkan insanlar ve fırsatlar sonucunda Berlin’de annesi dâhil kimseye muhtaç olmadan hayatta kalması için bir çıkış yolu buluyor Esty.

 Unorthodox karakterleri

Unorthodox Oyunculuk ve Karakterler

Burada asıl parantez açmak istediğim kişiler ise baş karakterlerimizi oynayan Amit Rahav (Yanky) ve Shira Haas (Esther Shapiro). Amit bize Yanky’nin o çocuksu ve duygusal kişiliğini çok derinden ve içten vermeyi başarıyor. Bir an kendimizi ondan hoşlanmıyor olarak düşünürken sonra bakıyoruz ki onun için üzülüyoruz. Shira Haas’ın performansı ise ayrı bir tat… Cüssesi, mimikleri, sesinin titremesi… Adeta bu rol için biçilmiş kaftan. Üstelik çok da yetenekli bir oyuncu.

Eğer izlemediyseniz şiddetle izlemenizi tavsiye ediyoruz.

Dünyaca ünlü dizi ve filmlerle ilgili daha fazla bilgi almak için lütfen tıklayın.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir